TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Doç. Dr. Gızılgül ABDULLAYEVA

Azerbaycan / Bakü Devlet Üniversitesi / Türkoloji Bölümü

AZERBAYCAN VE TÜRKİYE TÜRKÇELERİ PARALELLİĞİNDE ORTAK İLETİŞİMDEN ORTAK TÜRKÇEYE GEÇİT

“Dil alfabe değildir, her gün değişelim, yazı kuralı değil ki, uzmanlar bir araya gelip iyi-kötü bir norm önersinler. Dil halkla beraber oluşuyor, sosyo-politik, ekonomik ve kültürel koşullar geliştikce değişiyor”. Dillerin ayrılması veya bir dil ailesinde birleşip diferansiyellikle yanaşı entegrasyon sergilemesi bilimsel kanıttır. Bugün olduğu gibi, tarihen Azerbaycan ve Oğuz-Selçuk Türkiye Türkçelerinin diferansiyellikle mukayesede daha çok eşdeğerliliğe sahip oldukları da bir gerçektir. Halkla yaşıt Türkçemiz dilin tüm gelişme aşamalarında genel iletişim aracı olmuştur.

XIII-XIV yüzyılların sözlüklerinde, Türk dilinin Doğu`nun aparıcı Arap, Fars dilleri ile derlenmesi, eserlerinin yaygınlaşması için Ermeni şairlerinin Ermeni dilinde değil, esas Türk dilinde şiir yazmaları (Sen musurman, molla kızı, Ben Hovanes, keşiş oğli...), daha önce Ermenice yazılmış eserlerini Türkçeye çevirmeleri (Sensin arı ğız Meryem, Yazıhlarime derman...) Türkçenin uzun süre büyük bir coğrafyanın genel iletişim dili olduğunu belirlemektedir.

19. yüzyılda Azerbaycan Türkçesinin Kafkasya`da Fransızca ile aynı düzeyde kabul edilmesi, 19. yüzyılın sonlarından itibaren, “Tercüman” gazetesinin Türkçe yayını, A.Hüseynzade`nin Turancılık düşüncesi, Ziya Gökalp... tarafından bu fikirlerin devam etdirilmesi Kafkasya`da, Volgaboyu`nda ve Ön Asya`da bu Türkçenin ortak anlaşma dili olduğunun bir göstergesidir.Tüm bunlar iki dil paralelliğinde Azerbaycan Türkçesinin de ortak dil olarak kabul edilmesini ortaya koymuştur. Ancak bir yandan Türkiye Cumhuriyetinin yükselişi, siyasi güçü, öte yandan Türkiye Türkçesinin gelişme temposu, dünyaya açılması kanıtladı ki, ortak Türkçe meselesinde bu dil daha büyük bir paya sahiptir. İtiraf edelim ki, Arab alfabesinin hakimliği döneminde Türkler arasında anlaşma daha güçlü olmuştur. Bugün birbirlerinden uzaklaşan Türkçelerin hukuki dokunulmazlığı korunmakla Ortak Türk Dili adına yalnız Türkiye Türkçesi imza atabilir. Çünkü zamanında Türkün toprağına geniş ayak açmış yabancı diller şimdi Türkiye Türkçesinin yaygınlaşma etkisi karşısında acizdir. Unutmayalım ki, Türkçeler ayrı-ayrı sadece bir halkın değil, tüm dünya Türklerinindir. Tek bir dil “Tek Türk Dünyası” demektir. Türkçeleri bir-birinden ayıran sebepleri yok etmek, Türkün güçüne güç katmak için İ.Gaspıralı`nın “dilimiz birdir”, Z.Gökalp`ın “halkın söylediği Türkçe bizimdir” deyimlerini hayata geçirmeyin zamanıdır.

Anahtar Kelimeler:

Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, diferansiyellik, entegrasyon, Ortak Türk Dili, genel iletişim

Tarih/Yer:

14.11.2017.  (BAHTİYAR VAHABZADE SALONU) . 09.30-09.45