TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Prof. Dr. Gürer Gülsevin

Ege Üniversitesi, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü

TÜRK DÜNYASININ ORTAK SÖZ VARLIĞI ÜZERİNE

Türk yazı dilleri ve lehçeleri için şu iki hüküm de doğrudur: 1. “Türk yazı dilleri arasında farklılıklar vardır.” (Doğrudur); 2. “Türk yazı dilleri arasında ortaklıklar vardır”. (Doğrudur). Ancak bunun en doğrusu şudur: “Türk yazı dilleri arasında farklılıklar vardır; ancak Türk yazı dilleri arasındaki ortaklıklar çok daha fazladır.”

Bu bildiride Türk yazı dilleri ve lehçelerindeki ortaklıklardan sadece söz varlığı unsurları değerlendirilecektir.

Türk dilinin son 2000 yılına bakılınca, çok temel üç medeniyet dairesinden söz edebiliriz:

Birinci dönem; 10. yüzyıla kadar olan dönem.

İkinci dönem; 10. yüzyıldan 19. yüzyıl kadar İslâmiyet dairesinde (her ne kadar bunun dışında kalanlar olduysa da) gelişen dillerimiz.

Üçüncü dönem; Batı’da Osmanlı Devleti’nin küçülüp yıkılması ve yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin doğması, Asya’da ise Sovyetler Birliği’nin kurulması neticesinde şekillenen diller. Bu iki alanın dışında kalanları (Çin, İran vs.) Türk dünyasının dışında saymayarak, oluşan siyasi hayatın bütün Türk dünyasını etkilediğini kabul edebiliriz.

Bu üç dönemin ilkinde çeşitli Türk lehçeleri konuşulsa da sadece bir ortak edebî yazı dili ile yazılmış eserler günümüze ulaşmıştır. Eski Türkçenin eserleri incelenince o günlerde de Türk halklarının dilleri arasında bazı farklılıkların bulunmuş olması gerektiği anlaşılmaktadır. İkinci dönemde İslâmiyet’in medeniyet alanı Türklerin dillerini de etkilemiştir. Bu dönemde, yani 10-19. yüzyıllarda, bir yandan doğal gelişmeler sonucunda farklılıklar artarken diğer yandan o İslam medeniyetini de temsil etmekte olan Farsça ve Arapça dil unsurlarının bolca alınmasıyla yeni bir “ortaklık” oluşmaya başlamıştır.

Bildiride öncelikle bu üç dönemdeki ortak söz varlığının nitelikleri incelenecektir. Daha sonra da; eğer 21. yüzyılda ortak bir Türk iletişim dili yönünde adımlar atılacak olursa söz varlığının ne yönde gelişebileceği veya gelişmesi gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılacaktır.

Tarih/Yer:

14.11.2017.  (BİLGE KAĞAN SALONU) . 11.00-11.15