TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Prof. Dr.Juliboy ELTAZAROV

Semerkant Devlet Üniversitesi, Filoloji Fakültesi, Özbekistan

Alfabe değiştirme fenomeninin kökleri nelere dayanıyor?

1. 20.yüzyılda dünyadaki Türk topluluklarının arasında çok güçlü bir şekilde dil ve yazı devrimleri yaşandı. Bunlardan ilk göze çarpacak durum, 100 yıl gibi tarihen çok kısa bir dönemde Türk dünyasının önemli kısımlarında alfabenin 1, 2 ve hatta 3 defa değiştirilmesidir. Bu fenomen başka toplumlarda bu kadar açıkça ve abartılı şekilde görülmüyor.

Dil ve yazı devrimleri toplumun temel ihtiyaçlarını karşılamak için yapıldığı bellidir, bu işin evrimsel boyutta yapılması daha uygundur. Çünkü belli bir yazı ve dönemin dilinde yaratılmış milletin biriktirdiği bütün manevi, ilmi ve edebi zenginliği kodlanmış olup, yazıdan birdenbire vazgeçmek ve yenisine geçmek o kültürel mirasin belli bir kısmını ebediyen kaybetmek anlamına gelir ve toplumun kaptığı manevi buhran onyıllarca sürebilir.

2. Türk toplulukları ister Türkistan ve İdil-Ural bölgesi, ister Anadolu ve Horasanda olsun 20.yüzyıla Batı uygarlığı karşısında sosyal-ekonomik gelişmişlikte, bilim ve teknoloji alanlarında geri kalmış ve hatta yenik düşmüş durumda girdiler. Emperyalist devletlerin sömürgesi halindeki topluluklarda ve Birinci dünya savaşında maglup olmuş durumdaki Osmanlıda – heryerde aydınlar (batılılaşma yanlıları olsun, ceditçiler olsun) bu berbat durumdan çıkma yolunu ilkönce alfabe reformlarında gördüklerinin nedenleri neler idi? Bu soruyu cevaplamak için o zamanlardaki toplumsal olaylar ve kamuoyundaki görüşler incelendiğinde ‘geri kalmış toplumların hızlı gelişme için herşeyi yapmaya hazırlığı kompleksi’ ile karşılaşırız. Ancak yazı tipi ve alfabenin sosyal-ekonomik gelişme ile doğrudan ilişkisi bulunmadığı ve 20.yüzyıl başlarındaki reformcular alfabeyi değiştirme gibi en basit ve kolay yolu seçtiklerini görüyoruz. Halbuki, Japonya, Kore ve Çindeki yenilikçiler ve reformcular oralarda kullanılan yazı tipi daha zor olmasına rağmen bu yoldan gitmemişler ve yazıyı değiştirmenin yerine Batı teknolojisini benimseme ve onu toplumun mentalitesi ve değerlerine uydurma yolunu seçmişlerdir. Aradan geçen zaman dilimi kimin doğru yolu seçtiğini apaçık gösteriyor.

3. 20.yüzyılda Türkiye Türkleri 1 defa, Rusya genelindeki Tatarlar, Başkurdlar, Sahalar gibi topluluklar 2 defa, Türkmenler, Azeriler ve Özbekler 3 defa yazı değiştirdiler. Her sefer yazı değiştiğinde belli bir siyasi ve toplumsal sebeplere göre Türkçenin ana özelliklerine uymayan, Rusça veya Batı dillerinin birisinin kalıplarına uydurulan yazı sistemi gerçekleştirilmiştir. Eninde sonunda Latin alfabesinden Türk Lehçelerinin lengüistik doğasına uygun bir şekilde kusursuz alfabe üretme şansı var iken yine de hatalı alfabeler ve bu esasta yanlış imla kuralları yapılmaktadır. Bu durumun nedenleri de iyice araştırılmalıdır.

Bildiride yukarıdaki sorulara yanıt aranacak ve sunucunun bu alandaki görüşleri beyan edilecek.

Tarih/Yer:

15.11.2017.  (BİLGE KAĞAN SALONU) . 11.15-11.30