TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Mehman MUSAOĞLU

Prof. Dr. Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi- Ankara/Türkiye

Avrasya Merkezli Ortak Türkçe Dil-Kullanım Modellenmesi

Türkiye Türkçesinin ortak iletişim aracı (lingua franca) olarak BM’de kullanılan İngilizce, Rusça, İspanyolca, Çince ve Fransızca gibi küresel diller düzeyine gelebilmesi için Türkiye’nin ve diğer Türk Cumhuriyetlerinin siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel ve entelektüel alanlardaki gelişiminde daha büyük bir mesafe kat edilmelidir. Böyle bir gelişim sürecinde sadece alfabe ve terminolojinin değil, ana dilde eğitim-öğretim ve iletişim kuruculuğu sisteminin ve buna bağlı olarak da Avrasya merkezli bir Ortak Türkçe dil-kullanım modellenmesinin oluşturulması gerekmektedir. Bilindiği gibi, dünyada küresel dil siyasetinin kurulması şimdiye kadar Fransızca devlet ve İngilizce iletişim dili geleneğine dayanmaktadır. Avrupa merkezli çağdaş dil-kullanım modellenmesi, her iki geleneği bütünleştirmektedir. Söz konusu modellenme, dil hafızası ve yetisi bankasında önceden hazır bulunan kelime biçimlerinin seçilerek kullanılmasıyla gerçekleşen iletişime göre kurulmaktadır. Hint-Avrupa dillerinde iletişim hazır kelimelerin seçilerek kullanılmasıyla, Türkçede ise kelime biçimlerinin konuşma sürecinde kurulmasıyla gerçekleşmektedir (Guzev 2015:7). Kelime hazinesi ve sözcük sırasına göre iletişim durumu düzeyinde belirlenebilir kelime biçimlenmesi, Türkçede iletişim anı ve dil içi konuşma olgusu olarak nitelendirilebilmektedir. Böyle bir kelime biçimlenmesi ise, dünyanın dil haritasını oluşturan üst ve alt kavramların algılanmasını yapım, biçim ve çekim eklerinin mantıksal ve matematiksel sıralanmasıyla mümkün kılabilmektedir. Avrasya merkezli ikincil dil-kullanım modellenmesinin kavramsal, bağlamsal, anlamsal, yapısal ve işlevsel olarak kurgulanması, onun eşzamanlı olarak bilişsel ve gösterge bilimsel algılanma temelinin oluşturulması, özgün bir bilişim mekanizmasına dayalı yazılım örneğinin düzenlenmesini de sağlayacaktır. Böylece şimdiye kadar mantıksal bir dil olarak nitelendirilen Türkçenin potansiyel anlatım olanakları gerçekleştirilmiş olacak ve onun ses uyumuna, eklemeli yapısına ve değişmez sözdizimine dayalı yeni bir dil modellenmesi, bilişsel bir algılanma temelinde kurulabilecektir. Avrasya merkezli dil-kullanım modellenmesi, Türkçe ortak iletişim dilinin ve uygun bir Lâtin temelli Türk alfabesinin kullanımında da etkili olacaktır. Bunun yanı sıra, Türkiye Türkçesinin ortak bir iletişim aracı oluşunda önemli olabilecek diğer lengüistik ve bilgisayarlı dilbilim çalışmaları da vardır. Bunların bazıları, aşağıdakilerden ibarettir:

Uluslararası Yazı Standartlarına uygun ortak bir Türk alfabesinin düzenlenmesi gerekmektedir. Çünkü küreselleşen dünyada her alanda olduğu gibi yazı karakteri alanında da standartlara ihtiyaç duyulmuştur ve bunlardan biri ISO/IEC 8859’tur. Bu standartlar çerçevesinde Türkiye Türkçesi de Latin-5 Turkish olarak tanımlanmıştır. Bilişim alanında Türkiye Türkçesi dışındaki Türk yazı dilleri kullanıma müsait değildi. 1991 yılından itibaren Unicode Consortium (Evrensel Kod Konsorsiyum) ISO ile beraber çalışarak bilişim çağının gereksinimlerini karşılayan UTF-8 dil kodlamasını geliştirdiler ve 2006 yılından günümüze ASCII ve ISO-8859-1 kullanımı gerilerken UTF-8 esas standart haline gelmiştir (The Unicode Consortium 2011: 204-213). Bugün UTF-8 bütün Türk yazı dilleri karakter kodlamalarını içermektedir. Yazılımların optimizasyonu söz konusu olduğundan bilişim ortamında çoğunlukla yine sadece Türkiye Türkçesine öncelik verilmektedir. İnternetin ve genel olarak bilişim ortamının Türkçeleşmesi için Türkçenin ve yazı karakterlerinin daha geniş kitlelere hitap etmesi gerekmektedir. Çünkü bilişim çağı ticari dürtüler ile harekete geçmekte ve hareketin sağlanması için hedef kitlenin büyüklüğü önem taşımaktadır. Örneğin, çevrim içi bir mağazaya kendi uygulamasını yükleyen bir yazılımcı elbette ki uygulamasının geniş kitlelere hitap etmesini ister ama bunun için uygulamanın boyutunun büyümesine veya performansının düşmesine neden olabilecek eklentilerden de kaçınır. Özetle, onlarca dil karakter kodlaması yüklemeyi göze alamaz. Buna rağmen, Avrupa dillerinden geçen alıntı sözcüklerin ses değerleriyle doğru telâffuz edilerek standart bir imla ile yazılıp kullanılabilmesi için Türkiye Türkçesinin Lâtin temelli alfabesine x, w harflerinin eklenmesi de gerekir. Zira belirtilen harflerin Türkiye Türkçesi alfabesine eklenmesi, uzun süreden beri tartışılmaktadır. Türkiye Türkçesi alfabesi, böylece 34 harflik Ortak Türk Alfabesine azamî bir ölçüde yaklaşacaktır.

Türk yazı dilleri ve lehçelerindeki ses değerlerini bilimsel çalışmalarda verilen metinlerde, daha doğru ifade edebilen uygun bir Türkçe Transkripsiyona bugün çok ciddi bir ihtiyaç vardır. Şimdiye kadar Çherbak (1994) ve Radloff (1960) Kiril, “Sovyetskaya Tyurkologiya” (1974) dergisi ise Lâtin temelli bir transkripsiyon kullanmıştır. Türkiye’de ise, g, k, damak n’si, h, açık e gibi fonemlerin farklı ses değerlerini ?: ä (Ä); ?: ğ (Ğ); x: x, ? (?); ?: q (Q); y: w (W); ?: ñ; ?: g (G) işaretleriyle ifade eden ve Ortak Türk alfabesine dayanan bir transkripsiyondan istifade edilmiştir. Düşüncemize göre, söz konusu ihtiyacın karşılanması için Lâtin temelli Uluslararası Fonetik Transkripsiyon temelinde yukarıda son olarak belirtilen grafik sistem yeniden düzenlenmelidir.

Türkçe Otomatik Aktarma Yazılımları, Türk yazı dilleri arası mevcut yazı-konuşma benzerlikleri, farklılıkları ve varyantlarının ses değerleri, dil bilgisi ve kelime hazinesine göre bilgisayarda algoritmalarının belirlenmesi ve yalancı eşdeğerlerin elektronik sözlüklerinin düzenlenmesiyle gerçekleştirilmelidir.

Ses uyumu, eklemeli yapı, değişmez söz sırası ve iletişim anı faaliyet olgusuna göre Türkçenin işlevsel bir dilbilgisi kitabı yazılmalıdır. İşlevsel dilbilgisi kitabında, Türk dilinin fonetik ve morfolojik özellikleri, aynı zamanda kelime yapımı, leksikolojik ve deyim bilimsel sınırları, eklemeli yapıya ve iletişim anı konuşma dizgisine göre şematik modellenmeleriyle net olarak gösterilmelidir. Morfolojik kategorilerin, birleşik fiillerin, tamlamaların ve sıfat-fiil, zarf-fiil, mastar merkezli kelime gruplarının, basit ve birleşik cümlelerin dil-konuşma ve iletişim modellenmeleri belirlenmelidir. Bildiride, söz konusu dil-konuşma modellemelerine örnek olarak özelde çatı kategorisinin ve birleşik cümlelerin, genelde ise Türk-İslam Dünyası Kavramlar Haritası Dil ve Semiyotik İşaretler Sistemi’nin ve tarihî Türk yazıtlarından Dede Korkut Metninin Fonksiyonel-Semantik Modeli verilmiştir.

Madde başı kelimeleri Türkiye Türkçesinde verilen, karşılıkları ve anlamları ise çeşitli Türk yazı dillerinde yaklaşık 500.000 kelime ve deyimle açıklanan ve eş zamanlı olarak düzenlenen Büyük Türkçe Aktarmalı-Açıklamalı Sözlük’ün hazırlanması da Avrasya Merkezli Ortak Türkçe Dil-Kullanım modellenmesinin oluşturulmasında önemli rol oynayacaktır. Bu, Mahmut Kaşgarlı’nın Dîvânu Lûgati-t Türk Sözlüğü gibi bir eserin günümüz şartlarında Türkçe yazılması anlamına gelecektir (Musaoğlu 2009: 19). Böylece, aynı yazı sistemi ve Türkiye Türkçesinden seçilmiş aynı kelime dizini ile yapılacak olan eşzamanlı aktarmalı-açıklamalı sözlük, her şeyden önce, altı büyük Türk yazı dili arasındaki ortak söz varlığını ortaya koyacaktır. İlk defa yaşayan Türk yazı dillerinin kelime hazineleri bütün kelime araçları; kelimelerin tam anlamları, deyimleri ve sabit söz kalıpları ile bir arada görülecektir. Her bir Türk yazı dili kendisi için gerekli tecrübeler, önemli sözlüksel, deyim bilimsel, dil bilgisel veriler kazanacak ve Türk yazı dilleri temelinde yeni bir ortak Türkçe transkripsiyonunun oluşturulması da denenmiş olacaktır. Böylece Avrasya Merkezli Ortak Türkçe Dil-Kullanım Modellenmesinin gerçekleşmesi sonucunda Türk-İslam Dünyası Kavramlar Haritasının açıklanması sağlanacak, uluslararası düzeyde Türkçenin ve diğer büyük dillerin de dünyada ortak iletişim dili olarak kullanımına ilişkin yeni çalışmaların yapılmasının önü açılacaktır. Çünkü “Dünya Beş’ten büyüktür”.

Tarih/Yer:

14.11.2017.  (AHMET BAYTURSUNOĞLU SALONU) . 09.15-09.30