TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Arş. Gör. Mustafa Samet KUMANLI

Hacettepe Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü

Türk Dayalı Sözlük

Türk sözlükçülüğü 11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud’un öncü eseri Divanü Türk ile temelleri atılmış olan ve Türkçenin farklı sahalarında gelişim gösteren güçlü bir geleneğe sahiptir. Arap ve Fars sözlükçülük geleneklerinin etkisinin hissedildiği tarihsel sözlüklerimiz dikkatle incelendiğinde sahalar arasındaki biçimsel ve ses bilimsel bazı farklılıkların dışında söz konusu eserlerin belirli bir geleneğin izlerini taşıdığı görülür. Eski Anadolu Türkçesi dönemine ait Lügat-i Türkî Arabî, Farisî ile Kıpçak dönemine ait Et-Tuhfetü’zZekiyye fi’lLügati’tTürkiyye örnekleri incelendiğinde farklı saha ve dil dönemine ait iki sözlükte ortak söz varlığının izleri biçimde .

Türk sözlükçülük yazımındaki bu durum, Türkçenin tarihsel dönemlerinde ortak söz varlığının tespitini ve Türkçenin farklı sahaları arasındaki ortak söz varlığının kayıt altına alınmasını sağlamıştır. İsmail Gaspıralı’nın Türkçenin Türk dünyasının birliği konusundaki önemini vurguladığı “Dilde, fikirde, işte birlik” sözü ve anlayışından hareketle Türk sözlükçülük çalışmalarında tarihsel sözlüklerimizde olduğu gibi ortak söz varlığına dayalı sözlükçülük çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Özellikle sözlüklerin hazırlık aşamasında modern sözlükçülük ilkelerinin yanında Türkçeye de faydalı olacak biçimde Türk lehçeleri arasındaki ortak söz varlığına hizmet edecek sözcükler özenle seçilmeli ve hazırlanan sözlüklerde Türk lehçeleri arasındaki ortak söz varlığı ihmal edilmemelidir.

Bugün teknolojik gelişmeler sayesinde iletişimin artmasıyla birlikte Türkçe konuşurları arasındaki uzaklıklar giderek kapanmış ve Türkçenin ortak söz varlığı dairesi oldukça genişlemiştir. Özellikle günlük dilde kullanılan sözcükler iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla artık her konuşura ulaşabilmektedir. Yaşayan bir olgu olan dilin bir anlamda kaydını tutan eserler olan sözlükler de bu duruma kayıtsız kalamaz. Bu bağlamda Türkçe için de ortak söz varlığına dayalı sözlükler oluşturulmalı ve Türk dünyasında hazırlanan sözlüklerde de ortak söz varlığına ait sözcükler ihmal edilmeden çalışma yoluna gidilmelidir. Bildirimizde Türkçenin tarihsel dönemlerinden hareketle bugün hazırlanan sözlüklerde ortak söz varlığına dayalı sözlükçülük çalışmalarının nasıl yapılabileceği konusu üzerinde durulacaktır.

Tarih/Yer:

13.11.2017.  (AHMET BAYTURSUNOĞLU SALONU) . 14.45-15.00