TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Prof. Dr. Mustafa Öner

Ege Üniversitesi

Türk Dünyasında Modernizm ve Dil Gelişmesi

Sovyetler Birliği’nin dağıldığı 1991 yılı ertesinde başlayan bağımsızlık ve millî eğemenlik devrinde beş Türk devletinde dil durumu da değişmiş oldu: Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Azerbaycan’ın XX. yüzyıl başlarından beri gelişen kendi Türk yazı dilleri artık Birleşmiş Milletler üyesi de olan bu ülkelerin resmî dilleridir.

Türk dil biliminin öncülerinden W. Radloff’un XIX. yüzyıl ortalarından (1859) itibaren çoğunu sahadan derlediği ve sadece bazıları yazılı birer edebiyata sahip olan çağdaş Türk konuşma dilleri (Alm. Türk Dialect; Rus. tyurkskih yazıkov) üzerine çalışma alanımızın hâlen şaheseri sayılan “Versuch eines Wörterbuch der Türk-Dialect” (1888-1911) adlı sözlüğündeki Türk lehçeleri arasından hiç değilse beşi (Kazakça, Özbekçe, Kırgızca, Türkmence, Azerbaycanca) bu dönemde artık egemen devletlerin resmî devlet dilleri olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı imparatorluk tecrübesine de sahip köklü geleneği ile bu beklenmedik derecede hızlı bağımsızlık ve egemenlik sürecine hemen uyum sağlamış ve uluslararası arenadaki yarışa bu ülkeleri ilk önce tanımak ve yeni elçilikler açmak suretiyle katılmışken Türkiye Türkolojisinin benzer başarıyı gösteremediğini tespit etmek gerekir. Ülkemizde bu bilim alanındaki öncü adımların tarihi Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk devrine kadar çıkarken ardından başlayan “Soğuk Savaş” döneminde Batı dillerinde yapılmış çalışmaların dahi çevrilmeden kaldığı ve özgün çalışmaların pek az olduğu gözlenmektedir. Anılan 1945-1991 döneminde ülkede yaygın olan Anti-Sovyet görüşün bilimsel çalışmaları Avrupa Türkolojisinden çok daha geride bıraktığı ortadadır; oysa aynı dönemde Türkiye’de arkeoloji, tıp veya mühendislik alanlarında nispi gelişmeler açıkça görülür.

Bildiride Türk Dünyasının dil durumu; önce XIX. yüzyılda başlayan modernizm ile gelişen aydınlanma çağı, ardından gelen Sovyet devri ve nihayet 1991 ertesindeki bağımsızlık dönemi olmak üzere üç aşama üzerinden tahlil edilecektir. Türkiye’deki aydınların, uzmanların veya devlet görevlilerinin Türk Dünyası dil varlığı hakkında hassasiyet taşıyan yaklaşımları, meseleleri kavramlaştırma, adlandırma ve eğitim bakımlarından incelenecektir. Böylece Türk Dünyasında hiçbir zaman sadece alfabe meselesi ile sınırlı olmayan; Türk yazı dillerinin ve lehçelerinin öncelikle resmî dil olarak egemenliği, öğretim ve bilim dili olarak gelişmeleri ve nihayet yabancı dil olarak öğetimi konusundaki politikalar üzerine bir tahlil görüşe sunulacaktır.

Tarih/Yer:

14.11.2017.  (BİLGE KAĞAN SALONU) . 09.00-09.15