TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Prof.Dr. Naciye YILDIZ

DİL BİRLİĞİNİN SAĞLANMASINDA ATASÖZLERİNDEN FAYDALANMA: TÜRKİYE TÜRKÇESİ-KAZAKÇA ÖRNEĞİ

Güncel Türkçe Sözlük’te “Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel”; Büyük Türkçe Sözlük’te ise “Anonim özellik taşıyan, atalardan kaldığı kabul edilen ve toplumun yüzyıllar boyunca geçirdiği gözlem ve denemelerden, ortak düşünce, tutum ve davranışlarıyla dünya görüşünden oluşan, genel kural niteliğindeki kısa, özlü, kalıplaşmış söz” olarak tanımlanan “atasözleri”nden dilbiliminde bir dilin az sözle çok şey ifade etme kabiliyetini ortaya koymak; folklor alanında ise, o milletin kültürü, dünyaya bakışı, dünyayı algılayışı v.b. o milletin temel dinamiklerini tespit etmek amacıyla yararlanılabilir. Günümüzde dil öğretiminde de atasözlerinden faydalanılmakta ve bu suretle, sadece dil öğretilmekle kalmamakta, dil öğrenenler o milletin kültürüne de aşina olmaktadırlar.

Bilindiği üzere, Türk Dünyası aynı kökenden gelen ve büyük ölçüde ortak bir kültüre sahip olan Türk boylarından oluşmaktadır. Yabancı dil öğretiminde atasözlerinden faydalanmak, modern dil öğretiminin başvurduğu yöntemlerden olduğuna göre, Türk boylarının birbirlerinin dilini anlamasında ve zamanla aralarında ortak bir dilin oluşmasında da atasözlerinden faydalanılabilir. Diğer dil malzemesiyle birlikte, atasözleri de, Türkçe’nin çeşitli lehçelerini konuşan ve yazan Türk boyları arasında dil farkındalığı yaratılmasında etkin olarak kullanılabilir. Lehçe öğreniminde, aynı kökenden gelen kelimelerin ses değişikliklerini takip edebilmek, diğer lehçenin öğrenilmesinde ve ortak bir dil oluşmasında büyük kolaylık sağlayacaktır; çünkü Türk lehçeleri arasında ortaklıklar oldukça fazladır ve bu da ortak dilin oluşmasında büyük bir etkendir. Kişinin, kendi lehçesinde de var olan bir atasözünü diğer lehçede söz öbeği olarak hatırlaması ve bu yolla o öbekteki sözleri kolayca hafızasına kaydetmesi mümkündür. Atasözü içinde yer alan kelimelerin ses değişimine uğramış olanlarını akılda tutmak ve aynı ses denkliğini başka kelimelere uygulamak suretiyle kelime dağarcığına yeni kelimeler kazandırmak da oldukça kolaydır. Bunun yanısıra atasözleri içinde yer alan aynı anlamdaki ancak ses değişikliği bulunan kelimelerin farkında olarak bir başka lehçeyi öğrenmek ve o kelimenin kendi lehçesinde de ses değişikliğiyle var olduğunun farkına varmak da ortak dil bilincinin oluşmasına dair istek ve çabaları geliştirecektir. Dolayısıyla lehçe öğretimi ve bunun sonucunda gelişecek olan dil birliği için atasözlerinden faydalanmak, başarılı sonuç elde etmek için başvurulabilecek yollardan birisidir. Öncelikle derin yapı içermeyen, kolayca anlaşılabilecek atasözlerinden başlayıp kademeli olarak düşünce birikimi yansıtan atasözlerinin öğretilmesiyle, ortak dilin ve ortak kültürün farkındalığı sağlanabilir.

Bu tebliğde iki ayrı lehçe grubunda olan Kazakça ve Türkçe atasözlerinden örneklerle kademeli olarak dil farkındalığının ve ortak dil anlayışının gelişmesine ne ölçüde katkıda bulunulabileceği ortaya konulmaya çalışılacaktır.

Tarih/Yer:

13.11.2017.  (BAHTİYAR VAHABZADE SALONU) . 15.30-15.45