TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Prof. Dr. Nasimhan RAHMANOV

Taşkent Devlet Özbek Dili ve Edebiyatı Üniversitesi

TÜRKÇE VE ONUN MAKAMI: TÜRKOLOJİ ARAŞTIRMALARI BİZİ BİRLEŞTİRMEYE HİZMET ETMELİ

Tarihten anlaşıldığı gibi Hun, Eski Türk, Karahanlı ve Altın Ordu devletleri Türkçenin bütün Türk coğrafyasında tek bir dil olarak kullanılmasına imkân sağladı. Söz konusu ülkelerde Türkçe farklı kabile ve kavimleri birleştirmeye yarayan bir etkene dönüştü. Hatta, Türk Kağanlığı döneminde Türk olmayan kabileler de Türkçeyi benimseyerek Türkleşmiş, Kağanlık siyasi, kültürel ve manevi açıdan bütünleşmiştir. Türkçenin ve Türklerin bu makamı dünya uygarlığının en büyük başarılarından biridir. Mısır Memlûkleri döneminde de Türkçe ülkede ikamet eden bütün kavimler için yegane dil haline geldi. Türkçe, Memlûk devletinin 266 yıl boyunca Doğu’da hüküm sürmesinde esas etken olmuştur, denebilir.

Timurlular dönemi itibarıyla Arapça ve Farsçanın etkisi artmaya başladı. Bu durumun günümüzde de devam etmesi özel dil politikasının uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Çalışmamızda konuyla ilgili düşünceler ileri sürülür.

Bağımsızlıktan sonra Özbek dilinde enternasyonel kelimeleri Arapçalaştırma veya Farsçalaştırılma süreci daha da canlandı. Bu, Özbekçenin gelişmesine engel olmaktadır. Engeli aşılmamasının esas nedeni Özbekistan’da Türkoloji’yi, özellikle de Özbekçeyi geliştirmeye yönelik çalışmaların düşük seviyede olmasıdır. Türkçenin merkezi yer tutması ve sosyal-siyasal, kültürel alanlarda sağlam yerini bulmasında Türkoloji araştırmalarının önemi vazgeçilmezdir. Rusça ve Avrupa dillerini örnek alarak ortaya çıkarılan çalışmalar Türkçenin doğal gelişmesi için hizmet etmeli. Örneğin V.V.Radlov’un Türkoloji alanındaki çalışmaları geliştirilmeli, onun Türkçenin makamını Uygurcayla ilişkilendirilmesinden vaz geçilmeli, Türkoloji araştırmaları kalite ve anlam bakımından değiştirilmelidir. Türk bilim adamları olan Ali Şir Nevaî, Ebulgazi Bahadur Han, M.F.Köprülüzade, H.N.Orhun, S.Çağatay, A.Caferoğlu, T.Tekinlerin Hun, Türk ve Çağatay dillerine ait bakışları araştırmaların merkezinde tutulmalı. Bu bağlamda, Çağatay dilinin gerçek yüzünü açmak, onu Farsça ve Arapça kelimelerden korumakla ilgili Nevaî ve Ebulgazi’nin fikirleri, Köprülüzade’nin Çağatay diline ait çalışmaları, Hun dilinin Türkçenin iptidası olduğunu kanıtlayan A.Caferoğlu ve T.Tekinlerin bakışları bu alandaki araştırmaların kökenini oluşturmalı.

Türkolojik çalışmaların birleştirilmesi, kardeş ülkelere yayılması için Türkolojik merkezler faaliyetinin geniş çapta yürütülmesine büyük ihtiyaç duyulmaktadır. Bu amaç doğrultusunda kısa bir süre önce Taşkent Devlet Özbek Dili ve Edebiyatı Üniversitesi’nde Türkolojik Araştırmalar Merkezi kuruldu. Merkezde Türkoloji araştırmalarını geliştirme ve tek bir standarta uydurma planlanmaktadır. Merkez’in kuruluşu, Türkçe konuşan ülkeleri birliştirme yönünde önemli bir adım olduğu kesindir.

Makalede Özbek Türkçesine ait çalışmalar ile yurt dışında gerçekleştirilen araştırmaları birbirine yaklaştırma yolları, bunların siyasi önemi ortaya atılacaktır.

Tarih/Yer:

13.11.2017.  (BİLGE KAĞAN SALONU) . 13.45-14.00