TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Talip Doğan

İran Türklerinde “Héyder Baba’ya Selam”ın Etkisiyle Yazılan Şiirlerdeki Ortaklıklara Dair

Bugün İran’da kullanılan Türkçe bilimsel alanda Azerbaycan, Kaşkay, Horasan, Türkmen ve Halaç Türkçesi gibi değişkelerle anılmaktadır. Bunlardan ilk dördü Türk dilinin Güney-Batı (Oğuz) grubunun üyeleridir. Halaç Türkçesi ise birçok arkaik dil özelliği ile diğerlerinden ayrı bir gelişim çizgisi takip etmiştir.

Mehemmedhüseyn Şehriyar tarafından Azerbaycan Türkçesiyle yazılan Héyder Baba’ya Selam şiiri ilk defa 1954 yılının Mart ayında yayımlanmıştır. Şiirin yazıldığı zamanlar, İran’da Pehlevî rejimi tarafından Türklüğün ve Türkçenin yok sayıldığı yıllardır. O buhranlı yıllarda Héyder Baba’ya Selam şiiri, Türkler arasında büyük yankı uyandırmış ve Türkçenin yeniden canlanmasını sağlamıştır. Daha sonra İran’da yaşayan Kaşkay, Horasan, Türkmen, Halaç Türklerine mensup şairler de bu şiiri model almak suretiyle şiirler yazmışlardır. İncelemeye bu şiirlerden ağırlıklı olarak Çay Gereğaç (Kaşkay), Yad Olsın (Horasan), Garrı Gürgen (Türkmen), Qarşu Baluqqa Selam (Halaç) şiirleri konu olmuştur. Söz konusu şiirler gayeleri, adları, konuları, söyleyiş tarzları, formları vs. açısından Héyder Baba’ya Selam ile büyük ölçüde ortak yönlere sahiptir. Horasan ve Halaç Türkçesinin ilk yazılı ürünleri olan Yad Olsın “Hatırlansın” ve Qarşu Baluqqa Selam “Karşı Köye Selam” şiirlerinin, Şehriyar’dan alınan şevkle ortaya konulması oldukça dikkat çekicidir. Şiirler, Türk gruplarının asırlardır yaşadıkları yurtlarının önemli parçaları olan dağ, ırmak gibi unsurlarla söyleşmek suretiyle inşa edildiği görülmektedir. Azerbaycan Türklerinde Héyder Baba dağı, Kaşkay Türklerinde Karağaç nehri, Türkmen Türklerinde Gürgen nehri bunun örnekleridir. Bu unsurlar Türklerin mitolojik dünyalarında da önemli yer tutmaktadır. Şiirlerin söyleniş tarzı birçok yerde Héyder Baba’ya Selam’a yaklaşmaktadır. Örneğin Yad Olsın’ın hebib emi şexeleri vırende / şexelerden tit bergini derende / … / şexelerini at éderdi, minerdi “Habip emmi dallara vurunca / Dallardan dut yaprağını derince / ... / Dallarını at ederdik, binerdik” mısraları ile verziğan’nan armud satan gelende / uşaxların sesi düşerdi kende / biz de bu yannan éşidip bilende “Verziğan’dan armut satan gelince / Çocukların sesi düşerdi köye / Biz de bu yandan işitip bilince” mısraları arasındaki söyleyiş yakınlığı ortadadır. Bütün şiirlerin ortak yanlarından biri de geçmişi, bilhassa çocukluk günlerini hatırlama duygusudur. Bununla birlikte şiirlerde tabiat, meşhur simalar, mekânlar gibi unsurları içeren müşahhas hayata yoğun bir lirizm içinde yer verilmesi göze çarpan yönlerdendir.

Tarih/Yer:

15.11.2017.  (BİLGE KAĞAN SALONU) . 14.15-14.30