TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Dr. Zelfira ŞÜKÜRCİYEVA

Kırım Mühendislik ve
Pedagoji Üniversitesi, Kırım Tatar
Edebiyatı ve Gazetecilik
Bölümü öğretim üyesi, gazeteci

İsmail Gaspıralı’nın kaleminden ‘Ortak Edebi Türk Dili’

”Dilde, fikirde, işte birlik” ifadesinin yazarı ünlü yurttaşımız 19. Yüzyılın sonu ve 20. Yüzyılın başında Kırım’da yaşayan ve faaliyet gösteren şahıs İsmail Gaspıralı’dır.

Günümüzde Türk dünyası ülkelerinde gerçekleştirilen bir çok konferans, bilgi şöleni ve forumların sloganı olarak seçilen bu kısa ama derin anlamlı ifade tüm Türk halklarının birliğini sembolize eder.

Kendi devrinin meşhur şahsı İsmail Gaspıralı’nın adı, o dönemde meydana gelen değişimler bayrağının ve eski doğmalardan vazgeçerek yeni Türkçülük’ün canlanmasının sembolü oldu.

Malüm ki, Gaspralı 19. Yüzyılın sonu ve 20. Yüzyılın başındaki eğitimin ünlü bir reformcusuydu. Dünya Müslümanlarının itibarı ve saygısını kazandı, bu itibar ve saygı özellikle Rus İmparatorluğu ve Orta Doğu’da yaşayan Müslüman halkları arasında daha da fazlaydı.

İsmail Gaspıralı bütün hayatını, kendi halkının (Kırım Tatarları) maneviyatını Avrupa kültürünün son başarıları ile bağlamaya çalıştı. Halk kültürü, dili ve dinine bağlılık hissederek ve ona sadık kalarak, Kırım Tatarlarını uyumlu bir şekilde Avrupa kültürüne yakınlaştırmak ve Avrupa halkları ile birleştirmek için çalıştı.

İsmail Gaspıralı Kırım Hanlığı’nın başkenti Bahçesaray'da 1851 yılında doğdu. Çocukluğunda ve okul yıllarında büyük başarılar kazandı. Eğitimini Rusya ve Avrupa’da aldı.

İsmail Gaspıralı’nın bütün manevi ve kültürel mirası onlarca edebi eser ve yüzlerce gazete eserlerinden oluşmaktadır. Ama hayatı boyunca onun en büyük kazançlarından biri “Tercüman” gazetesinin basımıydı.

İsmail Gaspıralı tarafından uzun yıllar kesintisiz yayınlanan “Tercüman” gazetesi Kırım Tatarlarının ilk profesyonel gazetesi sayılır. Gazetenin ilk sayısı 10 Nisan 1883’te çıktı ve 1914’te İsmail Gaspıralı’nın vefatından sonra 4 yıl (1918 yılına kadar) daha yayınlandı.

Kırım’da yayınlanan “Tercüman” gazetesinin ünü Kırım dışında bile “Buhara, İstanbul, Altay, İran, Mısır, Hindistan ülkelerinde” yayılmıştı. Gazete’nin Avrupa ülkelerinde, Amerika ve hatta Japonya’da bile okuyucuları vardı. Böylece, İsmail Gaspıralı’nın gazetesi tüm dünyada bilinen ve saygı gören bir gazete haline geldi.

İsmail Gaspıralı’nın edebi mirası çok yönlüdür. Kendi zamanının politik, sosyal, eğitim problemleri ve onun için en önemli olan Kırım Tatar halkının konumu en mühim konulardandı. Bu konu İsmail Gaspıralı’ yı çok heyecanlandırır.

Bununla birlikte İsmail Gaspıralı dil meselerine ve özellikle Türk dünyasına teklif ettiği ‘Ortak edebi Türk dili’ne büyük önem verirdi. “Her milletin bu günü ve geleceği için dininin bir olması ne kadar mühim ise, dilinin de bir olması önemlidir. Lisan ve edebiyattan mahrum kalmış bir millet ne kadar gelişmiş ise de geri kalmış ülkelerden sayılır, çünkü dağılmış ve başkalaşmış bir halde bulunur. Dil ayrılığı mekan tefrikasından daha ağır, daha zarardır. Milletin birliği, lisanın birliğinin tek oluşu sayesindedir. Maarif, kültür, bilim edinimi ancak lisan birliği, lisan-ı edebi sayesinde olabilir”(1).

‘Tercüman’nın yayım hayatı boyunca İsmail Gaspıralı oldukça zorluklara katlanıp, yazdıklarını tüm Türk Dünyasına anlatmaya çalıştı, ortak Türk dili yayılması ve işleyişi da dahil olmak üzere. Gaspıralı, cümle Türk milleti için, ortak yazı dilinin, edebiyat dilinin gerekli olduğuna ikna olmuştu. Birçok gazete yazılarında tüm Türk dünyasını bağlayacak Ortak bir Türk dilinin gerekliliğini söylerdi. Bütün yazarlar bu dilin Türkiye’de, Kırım’da, Azerbay’can’da, Kazan’da, Sibirya’da, Kazakistan’da, Kırgızistan’da, Başkurdistan’da anlaşabilecek, netleşecek bir dil olacağını ister. Gazeteciler kullandığı bir dil olarak görürdü ve Türk dillerini ve Türk halklarını birleştirmek uğrunda çok çalışıyordu.

İsmail Gaspıralı, ortak Türk dili esaslarını birçok yazısında anlatırken ilk önce Türk halkarı arasında ayrılık ve parçalanmaya sebep olan nedenlerin ortadan kalkmasını ve modern Türk kültürünün yeni sayfasını açmasını ister. Neticesinde yeni bir ‘Türk’lük’ bilincinin gelişmesine yol açacağına inanıyordu. Bu meseleyi o, yalnız bir edebi mesele değil de, daha fazla içtimayi, siyasi mesele olarak görüyordu. ‘Bizim Matbuat’ başlıklı makalesinde o şöyle yazıyor: “İlim, tarih, fen, etnografya ve siyasiyeye aşina olanlara bu iş,gün gibi zahirdir. Lisan-ı edebiyesi olmayan kavim ve millet 5-10 yıl değil, hatta 100 milyon can olsa bile heyet ve millet olamıyor”(2).

Gaspıralı'nın Arap hurufatı üzerine yazılmış ve “Tercüman”da yayımlanmış makalelerini metinlerini Latinceye çevirisi Türk profesörü Yavuz Akpınar tarafından yapıldı ve neşre hazırlandı. Bu yazıların birçoğunda ulu mütefikirin dil, eğitim meseleleri görüşünü açıklanmaktadır. Akpınar’ın verdiği bilgilerine göre İsmail Gaspıralı yazılarında Türk dilinin tarihi gelişiminden, çeşitli lehçelerinden, Türkçe’nın büyük sanatkârından ve önemli eserlerinden söz etse de hepsinde temel mesele ‘Ortak edebi Türk dili’dir (3, S.7).

“Tercüman”nın Rus dilinde yayımlanmış kısımında da bu konulara büyük önem verilmektedir. Ama daha çok arap hurufatı üzerinde yazılan makalelerinde. Çünkü İsmail Gaspıralı özellikle 1905’e kadar ağır Rus sansürü yüzünden gerçek düşüncelerini açıkça dile getiremezdi.

Bu konuyla ilgili makalelerin birinde İsmail Bey şöyle yazıyor: “Milletimiz büyük millettir. Zaman ve mekan ne mesafe tesirleriyle fırka fırka ayrılıp bilmez ve anlamaz dereceye geldiği ve 'Türk' yüce adını unutup kimi Tatar, kimi Karakakpak, kimi Kazak, kimi Uygur namları ile dağılıp parçalandıkları malümdur. Bir hayli zamandan beri edebiyat, kültür dili, tek dil fikri ve işi, hayli ilerlediği bir sırada, her bir gazetemiz başka bir şive ve imla kullanıp tekrar bölücülük deryasına düşmeleyim”(4).

Ortak Türk dili nasıl olmalıdır? Bu konuda düşüncelerini İsmail Gaspıralı kendi birçok makalesinde açıklamış. “Tercüman” gazetesi cümle Türk ocakları arasında oldukça anlaşılan ve okunan olduğu için o, Ortak Türk dili olarak kullanması için tam bunu seçmeyi teklif etmişti. Bilindiği gibi “Tercüman”nın dili Kıpçak ve Oğuz lehçelerinden ibarettir. Yani bu dil hem Türkler, hem Özbekler, hem Tatarlar, hem Kırgızlar, hem Azeriler, hem Kazaklar’ın anlayabileceği bir dil sayılırdır. O yüzden İsmail Gaspıralı “Tercüman”nın dilini Ortak Türk dili olarak tüm Türk halklarına öğrenmeyi ve aktif kullanmayı teklif etmişti.

Bu fikri gerçekleştirmek için İsmail bey cümle şiveleri toplamış bir Türk Lügati gerekliliğini söylüyordu. Tüm Türk halklarının bu yönde aktif bir şekilde çalışmasını önerdi ve bu meseleyi hep birlikte çözmeyi teklif ediyordu.

4 Kasım 1905 senesinde yayınlanan “Tercüman”da İsmail Gaspıralı şöyle yazıyor: “Ortak Türk dili Luğatı bir olmalidir. ‘Baş’, ‘kaş’, ‘göz’, ‘kulak’, ‘yaş’, ‘aş’, ‘buğday’, ‘piçen’, ‘kırk’, ‘elli’, ‘seksen’, ‘doksan’, ‘aldım’, ‘kaldım’, ‘baktım’, ‘kaçtım’, ‘okudum’, ‘yazdım’, ‘korktum’ gibi sözleri bilmeyen bir türk oğlu ve kızı yoktur. Bu sözler umumi türk dünyasında bilinen ve kullanan sözleridir. İşte bu gibi umumi Türk sözlerini kullanarak imlayı birleştirmek sayesinde ortak bir Türk dilini meydana çıkarmayı mümkün zannediyorum”.

Lisanımıza girmiş ve yayılmış ‘imam’, ‘kitap’, ‘nazar’, ‘sabır’, ‘sebat’ gibi Arabi ve Farsi sözleri de Ortak Türk Dili kurallarıyla kullanmak lazimdir diye teklif ediyor İsmail Gaspıralı. Bununla birlikte ‘digen’, ‘bargan’, ‘aşagan’ gibi sözlerin ‘demiş’, ‘barmış’, ‘aşamış’ demek olduğunu ‘Tercüman’nı okuyan insan derhal anladığı bilinmektedir. İsmail Bey Kırgız ve Kazak Türkleri için Ortak Türk Dilini anlamak sairlere göre biraz ağırca olacağını düşünüyordu. Lakin o, ders ve mektep kitapları birleştirilse ve bir-iki sene mektep görenler için Ortak Türk dili öğrenmek kolay olacak diye inanıyordu.

Bu yönde İsmail Gaspıralı, aydınlar tarafından oldukça çaba gösterilmesini ve özellikle yazarların desteğini bekliyordu. «Kalem yavaş hareket ediyor, - diyordu Gaspıralı, - lakin ne çare, şimdilik böyle olacak. İleride Ortak Türk dili daha fazla yayılıp, yazanlar ve okuyanlar arasında daha fazla malum olduktan sonra yazmak da okumak da kolay olur» (5).

Böylece, İsmail Gaspıralı’nın gazeteciliğinde öz devrinin ve kendi halkının acil sorunlarının arasında dil, eğitim ve özellikle Ortak türk dili konularına çok dikkat etmiş olduğunu biliyoruz. Arşivlerde saklanan“Tercüman”larnı dosyalama şekillerinden de bu kanıtları bulabiliriz. “Tercüman”nın zamanının en ilerici gazetesi olduğunu bu kaynaklar ispat ediyor. ”Dilde, fikirde, işte birlik” sloganı ile tüm Türk Dünyası’nı birleştirmeye çağıran ve bu yönde derin bir iz bırakan değerli şahsiyet İsmail Gaspıralı ile bizim yurttaşımız olduğu için büyük gurur duyuyoruz.

Maalesef birçok tarihsel nedenleri dolasıyla Ortak Türk dili yaratma konusu 19.–20. Yüzyıllarda gerçekleşmemiştir. Günümüzde bu meseleye yeniden önem vererek yine de şekillendirmemiz gereklidir; çünkü o Türk dünyasının kültürünü, maneviyatını, dünyamızı geliştirmek gibi birçok temel maksadımız ve parlak bir geleceğimize yeni ümitler verir.

KULLANILAN MENBALAR:

1.Tercüman. – 7 Kasım 1905 yılı.

2.Tercüman. – 3 Şubat 1906 yılı.

3.İsmail Gaspıralı, Seçilmiş Eserleri: Dil, Edebiyat, Seyahat Yazıları: Neşre Haz. Y. Akpınar. – İstanbul: Ötüken Yayınevi, 2015. – 512 s.

4.Tercüman. – 7 Kasım 1905 yılı.

5.Tercüman. –7 Kasım 1905 yılı.

6.Ablayev E. İsmayil Gasprınskıy – hümanist, eğitimci, mütefikir. – Simferopol. ‘Dola’. – 2008 yılı.

7.İsmayil Asanoğlu Kerim. Gasprinskiynın canlı tarihi. – Akmescit. ‘Tarpan’. – 1999 yılı.

8.İsmayil Gasprınskiy – büyük eğitimci. – Simferopol. ‘Tarpan’. – 2001 yılı.

Tarih/Yer:

13.11.2017.  (BİLGE KAĞAN SALONU) . 16.30-16.45