TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Şener METE

29 HARF TÜRKÇEYE YETMİYOR

1928’deki Türk Yazı İnkılâbı ile kabul edilen yeni Türk Alfabesi, Türkçe’nin yapısını geliştirecek ve ses yapısına uygun olacak bir yazı biçimi olarak düşünülmüştü.

Yeni alfabenin kabulünden itibaren Osmanlı dönemi alfabesiyle arasındaki farkları belirten pek çok ilmi makale yazıldı, çalışmalar yapıldı. Günümüzde yazılan makale ve yayınlanan çizelgelerde, Osmanlı alfabesindeki harf sayıları birbirini tutmamaktadır. Osmanlı elifbasını, 29 harfli olarak görenlerin yanı sıra 31, 34 ve 36 harf olarak belirtenler mevcuttur.

 Eski alfabede elif, vav, ye olarak bilinen ve med harfleri denilen üç ünlü, günümüz alfabesinde, sesli harf diye gösterilen;  a, e, ı, i, o, ö, u, ü olarak 8 ünlü harfe dağılmıştır. Ünlü harflerimiz, kelimeleri hem kısa hem de uzun sesle okutur. Ancak hangi harfin uzun, hangisinin kısa okunması gerektiği, okuyucunun kültürel birikimine bırakılmıştır. Eski alfabede ayın ve elifle başlayan ancak Lâtin alfabesinde a ile yazıldığı için yazımları aynı okunuşları farklı kelimeleri ayırt etmek için düzeltme işareti kullanılır. Ancak birçok kaynakta düzeltme işareti kullanılmadığı için adem/Âdem,  adet/âdet, alem/âlem, Ali/âli, alim/âlim, aşık/âşık, ala/âlâ, ama/âmâ gibi kelimelerdeki yalnızca a sesinin uzunluk farkından kaynaklanan anlam değişikliği, metinlerdeki anlama göre anlaşılabilmektedir.

Osmanlı elifbasında kalın ve ince k sesi veren iki harf varken, alfabemizde sadece bir k harfi bulunur. Ancak söyleyişte birbirinden farklı iki k vardır. Kar/kâr, hak/hâk, akıl/akil, bekâr/bakar kelimelerindeki kaf/kef harflerinden kaynaklanan incelik-kalınlık farkını ancak dile ilgisi olanlar bilmektedir. Ağ ortamında 26.215 olarak yazılsa da içinde k harfi bulunan en az 30 bin kelimemiz olduğu düşünülmektedir. Ancak bunların kaçının kalın, kaçının ince k sesi verdiği bilinmemektedir. Türkçe sözlüklerde kaç ince kaç kalın ses veren harf bulunduğu konusu da araştırılmaya muhtaçtır.   Oysa aynı harfe yüklenen birden fazla sesle ilgili çok fazla kelimeniz varsa o sesi belirten bir harfiniz de olmalıdır. Aynı harfe yüklenmiş olan birden fazla ses, ancak sınırlı sayıda kelime için istisna olarak değerlendirilmelidir.

 A harfimiz üzerinde altı ayrı ses varsa da genelde açık ve kapalı olmak üzere iki temel a sesinden ve aynı şekilde iki e sesinden söz ederiz. Her iki a ve e sesleriyle ilgili çok fazla sayıda söz varlığımız mevcuttur.

C, g, l, n, t, v harflerimiz üzerinde uzunluk-kısalık, tamlık- sızıcılık, sertlik-yumuşaklık, incelik-kalınlık bakımından ayrımı yapılabilecek sesleri barındıran kelime sayısı da azımsanmayacak kadar fazladır. Seslerin birbirinden farkı bilinmediği için de birçok kelimenin telaffuzu doğru yapılmamaktadır. Bir kelimenin seslerinin niçin kalın veya ince okunduğu bilinmediği için de eklerin yazımında veya söylenişinde yanlışlıklar yapılmaktadır.

Bu durumda, Ortak Türk Alfabesi çalışmaları çerçevesinde, alfabemize en az üç harf eklenmesi gerekli görünmektedir.

Bu bildiride, Türkçede fonetik olarak mevcut olan seslerimiz anlatılacak, alfabemize eklenmesi gereken harfler üzerinde düşüncelerimiz paylaşılacaktır.

Tarih/Yer:

13.11.2017.  (KAŞGARLI MAHMUT SALONU) . 11.45-12.00