TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaönceki

Prof. Dr. Bilgehan Atsız GÖKDAĞ - Yasemin YILMAZ

GASPIRALI’NIN TÜRKÇESİ

19. yüzyıla kadar Türklerin yaşadığı yurtlarda Osmanlı Türkçesi ve Çağatay Türkçesi yazı dili olarak kullanılmaktaydı. Çarlık yönetimi kendi sınırları içinde kalan Türkleri etno-lingustik temelde yeniden yapılandırma yoluna gitmiştir. İlminskiy ve bazı Tatar-Kazak aydınların başlattığı yeni yazı dilleri oluşturma çalışmalarının karşısında Gaspıralı İsmail Tercüman gazetesinde “Dilde, Fikirde, işte Birlik” fikri doğrultusunda Türk dünyasının tek bir yazı dili etrafında birleşmesini savunmaktaydı. Gaspıralı hareke ve noktaları kullanıp, fazla harfleri tasfiye ederek Arap harflerinin düzenlenmesiyle yazıda birliğin sağlanacağını da düşünmekteydi. Gaspıralı’ya göre Türk dünyası tek bir yazı dilinde İstanbul Türkçesinde birleşmeliydi. .Bu Osmanlı- İstanbul Türkçesi yabancı unsurlardan temizlenmiş halkın anlayacağı bir dil haline getirilmeliydi. Gaspıralı’nın bu görüşleri özellikle Osmanlı ve Azerbaycan sahasında kendisine birçok taraftar bulmuştu. Ortak bir dil kullanan eğitimli bir halk ile Türklerin kimliklerini koruyabileceğine inanan Gaspıralı İsmail Bey’in eserlerinde kullandığı dil ağırlıklı olarak Osmanlı Türkçesi olsa da, Tatar ve Çağatay Türkçesinden unsurlar da taşımaktadır. Özellikle ikilemelerde hem Batı hem de Doğu Türkçesine ait kelimeleri yan yana kullanmayı tercih etmiştir. Türkiye Türkçesinin kelime hazinesinde bulunmayan veya söyleyiş itibarıyla farklı kelimeleri Türkiye Türkçesi yapım ve çekim ekleriyle ya da tam tersi durumlarda Kuzey ve Batı Türkçesinin yapım ve çekim eklerini kullanması, kelime seçimi ve kelimelere yüklediği yeni anlamlar dilin zenginleşmesine hizmet amacı taşımaktadır. Sadece kelimelerin değil kelime yapımı ve çekiminin de ortaklaştırılması söz konusudur. Bu çalışmada Gaspıralı İsmail Bey’in eserlerindeki Türkiye Türkçesinden farklılaşan şekiller; ses, yapı ve sözcük varlığı bakımından incelenecektir.

Tarih/Yer:

14.11.2017.  (AHMET BAYTURSUNOĞLU SALONU) . 14.30-14.45