TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Ayşen Uslu

Beykent Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü

TÜRK DÜNYASINDA ORTAK DİL ÇALIŞMALARI/ÇATIŞMALARI: TÜRK DÜNYASI İÇİN LİNGUA FRANCA HAYÂL Mi HAKİKAT MI?

Türk dünyasında farklı coğrafyalarda yaşayan Türk soylu halkların kendi içlerinde çatışma içinde düştükleri en önemli konuların başında dil meselesi gelmektedir. Her bir lehçe bağımsız olarak yaşasın/yaşatılsın mı yoksa lehçeler ortak bir dil etrafında kısmen kendinden bir şeyler kaybederek/vazgeçerek başka bir biçimde varlıklarını sürdürmeyi kabul etsin mi? 19.yy.’dan itibaren Rusya Müslümanları arasındaki bağımsızlık mücadelesinin bir yansıması millî dil meydana getirme meselesi olarak kendini gösterir. Kuzeyde Kazan’da Kayyum Nasirî ile başlayan Tatar dili hakkındaki çalışmalar millî dil oluşturmanın karakteristik bir örneği iken güneyde Kırım’da Gaspıralı’da dilde birlik ideali, ortak bir dil yaratma çabası Kırım Tatarcasından kısmen vazgeçmeyi kabul eden bir görüşe sahipti. Osmanlıcanın her iki bölgede, Kafkaslarda ve Türkistan’da hüküm süren etkisi bu meseleye bambaşka bir boyut getiriyordu. Kayyum Nasirî, Gaspıralı, Bekir Çobanzade ve Türk dünyasının bir çok önemli ismi dil konusunda hatırı sayılır çalışmalar yaptılar ve pek çok kişiyi görüşleriyle etkilediler. Aynı coğrafyada farklı görüşlere bağlananlar da oldu. Mesela 1910’lar Kazan Tatarlarında dilde Tatarcılık-Türkçülük kavgalarının yaşandığı yıllardır. Bu yıllarda Ahmetcan Mustafa, Hâdi Maksudi, Alimcan İbrahim, Cemaleddin Velidî yazdıkları gramer kitaplarıyla bütün halkın anlayacağı Tatarcayı işlemeye ve edebî dil haline getirmeye çalışmışlardır. Her bir lehçenin edebî bir dil haline gelecek şekilde işlenmesi başlangıçta önemliydi. Fakat bu daha sonraki yıllarda birbirini anlamamaya, birbirinden uzaklaşmaya sebep oldu. Bu bildiride geniş Türk dünyası coğrafyasında lehçelerin yazı dili haline getirilme konusundaki görüşlerden yola çıkarak her bir Türk lehçesinin yazı dili olarak yaşayıp gelişmesinin bütün lehçelerin üstünde ortak bir dil oluşturulmasına engel olup olmadığı, bütün Türk dünyası için lingua franca olarak bir dil seçilip seçilmeyeceği konuları ele alınacaktır. Bu bildiride ayrıca dünyada lingua franca olarak kabul edilen dillerin hangi dinamiklerle ya da müdahalelerle bu duruma geldiği noktasından yola çıkılarak Türk dünyasında lingua francanın mümkün olup olmadığı tartışılacaktır.

Anahtar Kelimeler:

Türk Dünyası, Çağdaş Türk lehçeleri, ortak dil, lingua franca

Tarih/Yer:

14.11.2017.  (BİLGE KAĞAN SALONU) . 15.00-15.15