TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Beyhan Kesik

KIBRIS MÜFTÜSÜ HASAN HİLMÎ EFENDİ’NİN KAHVENAMESİ

Kıbrıs, II. Selim’in saltanat yıllarına rastlayan 1571 yılında Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır. Osmanlı’nın iskân faaliyetleri doğrultusunda adaya Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden Türkler yerleştirilmiştir. Çok geçmeden ada, bir Türk yurdu hâline dönüşmüştür. Anadolu’dan adaya giden Türkler, doğal olarak kendi maddî ve manevî değerlerini de beraberinde getirmiş ve bunun neticesinde de kültür ve sanat alanında gelişmeler meydana gelmiştir. Bu gelişmeler dil, edebiyat ve folklor ürünlerine de yansımıştır. İlk dönem edebiyatında özellikle klasik Türk edebiyatı geleneğine bağlı şairler boy göstermiştir. Kaynaklarca Osmanlı Dönemi Kıbrıs Türk Edebiyatı (1571-1878) olarak adlandırılan bu dönemde Misâlî (1607), Zekâî (1648), Siyâhî (1710), Naîb (1717), Ârif Efendi (1725), Hızır Dede (1727), Musîb veya Musîb Mehmet Efendi (1754), Müftü Hasan Hilmî Efendi (1847), Hacı Hasan Tahsin Bey (1861), Yusuf Ziya (1869) gibi şairler yetişmiştir. 19. yüzyılda ise bu halkaya Eski Zağralı Handî, Şem'î, Sezâyî, Hakkı, Hâtif, Nâdirî, Sâlim, İffet, Kerîmî, Tekî, Müftü Râci Efendi gibi isimler dâhil olmuştur.

Osmanlı dönemi Kıbrıs Türk edebiyatının en önemli şairi hiç şüphesiz Müftü Hasan Hilmî Efendi’dir. Sultan II. Mahmut devrinde Sultanü’ş-Şu’ara unvanı ile taltif edilen şair, kasideleri ve Nâbî tarzında kaleme aldığı manzumeleri ile tanınmıştır. Şair, Şeyh Gâlib, hatta Nedîm tesirinde şiirler de kaleme almıştır. Hilmî, II. Mahmut devrindeki yeniliklere de kayıtsız kalmamış, dönemin önemli gelişmelerinden biri olan “fes”i şiirlerine konu etmiştir. Bunun yanı sıra toplumda oldukça ilgi gören kahveyi de şiirine malzeme yapmıştır.

Kahve, edebiyatımızda çeşitli vesilelerle kendine yer bulmuştur. Bazen bir beyit içinde, bazen atasözü ve deyimlerimizde, bazen türkü, mâni ve tekerlemelerde çeşitli benzetmeler içinde yer almış, bazen müstakil bir mesnevi konusu ve bazen de bir gazelin öznesi olmuştur. Bazen de Hilmî’nin gazelinde olduğu üzere bir manzumenin redifi olarak kendini göstermiştir.

Bu çalışma ile Hilmî’nin “kahve” redifi ile yedi beyitten müteşekkil yek-ahenk gazeli şekil ve muhteva yönünden tanıtılacaktır.

Anahtar Kelimeler:

Kıbrıs Türk edebiyatı, kahve, Hilmî, gelenek.

Tarih/Yer:

14.11.2017.  (ALİ ŞİR NEVAİ SALONU) . 09.15-09.30