TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Canagul Sametova

Öğretim görevlisi
Kazakistan/Almaty
Abay ad. Kazak Milli Pedagoji Ünıversitesi

YAZI REFORMU: TÜRKLÜĞÜN GENEL BİRLEŞİMİ

Bu makalede 1920-1930’cu yıllarda Türk toplumlarına ortak bir yazı formusu düzenleme meselesi ele alınmaktadır. Geçmiş tarihimizde görüldüğü üzere 1926-1928 yıllarda 20 civarındaki halkın alfabesi latın şeklindeki yazı esasına dayalı olarak belli bir düzene sokulmaya çalışıldı. Buna uygun bir şekilde alfabeyi bir tek düzene koyma amacıyla latın harflerinden hiç bir değişiklik yapılmaksızın 25 işaret alındı. Bu işaretler esasına dayanılarak her millet kendine özgü bir alfabe nüshasını oluşturdu. Bu alfabeler Dil bilimi, Psikoloji, Pedogojik, Şekil Yazısı ve Matbaacılık faktörleri ile her yönlü araştırılmıştır. Örneğin, Dil bilimi ile alfabedeki harfler dilin tabiatını, yapısını net olarak belirleme, birbirine yakın ve benzer işaretleri seçmeme, ünlü, ünsüz gibi sesbilgisi işaretlerini yakın manada kullanma, aynı anlamı veren birçok harften oluşan işaretleri almama, yani bir harfin bir işaretten ibaret olmasıyla sıkça rastlanan fonemlerin işaretleri sıradan hem hafif olmasına dikkat edildi. Aynı zamanda sözcükte veya cümlede sıkça rastlanmayan işaretleri daha zor bir işaretle göstermeye dikkat edildi. Psikolojik faktör açıdan ise hareke işaretlerine sınır koyma, yani psikolojik açıdan hareke işaretlerinin dili kullanıcıların mektup gibi yazışmalarda birçok zorluklarla karşılaşabilecekleri göz önünde bulundurularak sınırlandırılmış hatta tamamen yok edilmiştir. Binaenaleyh harfleri kabul etme işi radyönel şekilde olması gerektiğine dair bir karar alınmıştır. Yukarıda belirtilen tüm faktörler doğrultusunda çalışmalar yapıldı. Ancak ortak bir alfabe oluşturma meselesine gelince belli bir esas veya bir merkez oluşturulmadığı için ayrı ayrı yapılan alfabelerin birçok eksik yönleri bulundu. Mesela, akraba dillerin ortak fonemleri birbirinden uzaklaşarak sözcüklerin anlamları bozuldu, Aynı zamanda yabancı dilden gelen kelimeleri bir düzene sokma işi de oldukça zor oldu. Makalede bu mesele üzerine durularak Türk kökenli halkların alfabelerini bir düzene koyma çalışmalarındaki üstün başarılardan bahsedilmekle günümüz tecrübesine dayalı dil esasları sunulmaktadır. Ayrıca bu makalede Çin, Moğolistan ve Rusya Devletlerinin (1930’lu yıllarda) projeler düzenleyerek latın alfabesine geçmek için hazırlıklar yaptığından söz edilmektedir ve onların alfabeyle ilgili bu projeleri üzerinde durulmaktadır. İnternetteki Kazak Dili ve dille ilgili bağlantı teknolojisi meseleleri ve çözüm yolları araştırılmaktadır.

Tarih/Yer:

13.11.2017.  (BİLGE KAĞAN SALONU) . 11.45-12.00