TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Prof. Dr. Abdurrahman Güzel

İLKÖĞRETİM OKULLARI İÇİN TÜRKÇE ÖĞRETMENİ YETİŞTİREN KURUMLAR VE DÜNYA EĞİTİM-ÖĞRETİM STANDARTLARI İÇİNDEKİ YERİMİZ

Bilindiği gibi ‘Ses Bayrağımız Türkçemiz’, beş bin yıldan buyana ‘Bilim Dili’dir. Tarihin akışı içinde UNESCO’nun tespitinde ‘Anadil sırlamasında 3. sırada, Resmi dil sıralamasında ise 5. sırada yerini almıştır. Bu sebeple yerli ve yabancı Türkologlar Türkçe konusunda her geçen gün ciddi araştırmalar ortaya koymaya çalışmaktadırlar

Konuya objektif olarak bakıldığı zaman görülecektir ki, ülkemizde ilköğretimin birinci kademsinden itibaren ‘Uzman Türkçe Öğretmeni yetiştirme politikası’ olumlu görülmemektedir. Çünkü her dönemde ‘milli politikadan ziyade, şahıs politikası’ sebebiyle son zamanlarda bir kargaşanın da içine girmişizdir. Özellikle de Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu’nun bu hususta çok, ama daha da çok hassas olmalarını bekliyoruz. Türkçenin uluslararası platformda yerli ve yabancı bilim adamları tarafından başlangıçtan günümüze değin en ince noktasına kadar incelenmektedir. Bu konuda, yabancı bir Türkolog’un ‘Matematiksel Grafiklerle Yabancılara Türkçe Öğretimi’[2] adlı doktora çalışmasını örnek olarak verebilirim.

Kanaatim odur ki, Türkçeye gönül veren, binlerce yerli ve yabancı bilim adamı; ‘benim Tanrı dili, Cennet dili, gönül dili, veliler, nebiler dili, bilim dili, ses bayrağım olan güzel Türkçeme böyle bakmaktadırlar.

Görünen odur ki Türkçem; beş bin yıldan bu yana dünyada bilim dili olarak kabul görmüş, asırlar öncesinde binlerce eserler yazılmış, bu eserler yabancı dillere de tercüme edilmiş, başka milletlerle aramızda dostluk köprüsü olmuştur.

Tarihin başlangıcından buyana Devlet Başkanlarımız da; hem Türkçeyi korumuş, hem de bizzat Türkçe eserler yazmışladır (Fâtih Sultan Mehmed, II. Bâyezid, Kanuni Sultan Süleyman gibi). Bu Türkçenin başarısına elbette ki ‘Temel Eğitim Kurumları’ndan başlanarak tüm eğitim-öğretim kademelerinde devam ettirilerek kaliteli uzman Türkçe öğretmeni yetiştiren bağımsız eğitim kurumlarının oluşturulmasıyla ulaşılabilir.

Tarihimizde bu uygulamaların çok güzel örnekler bulunmaktadır. Fâtih Sultan Mehmet Dönemi’nde, Eyüp ve Ayasofya Medreselerinde, Türkçe Eğitimi-Öğretimi Bölümleri’ açılıp burada uzaman Türkçe öğretmeni yetiştirilmiştir. Bu durum daha sonraki dönemlerde de aynen devam eder, ta ki, 1926’da Mustafa kemal Atatürk’ün de Konya’da açtığı ilk bölüm, Türkçe Eğitimi-Öğretimi Bölümü’dür.

DEVLETİN RESMÎ, MİLLETİN ANA DİLİ OLAN TÜRKÇE; Orhun Yazıt’larından başlamak üzere, 1072 Kutadgu Bilig, 1277 Karamanoğlu Mehmed Bey, 1453’de Fâtih Sultan Mehmed, 1876 Kanun-ı Esasi ’nin 18. Maddesi ve 1924 Anayasası’ndan günümüze değin tüm anayasalarımızda ‘ANA DİL/RESMİ DİL’ olarak yerini almıştır. Bu cümleden olarak aşağıda bütün dünya devletleri Anayasalarında olduğu gibi bizim Anayasamızda da ilk sırayı alan Türkçemizin bu özelliğini ve önemini tespit eden maddeleri paylaşmak istiyorum:

1. Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig adlı eserine yazıp, Tabgaç Han’a takdim ederken,

‘Ben bu eseri Han Tili, Türkçe ile yazdım’ ifadeleri,

2. 15 Mayıs 1277’deki Karamanoğlu Mehmet Bey;

“Şimden girü hiç kimesne bârgâhda, dergâhda ve divanda Türk dilinden gayri dil söylemeye’ Fermanı;

3. [23 Aralık 1876]’ Kanûn-i Esâsîyye’de:

MADDE 18: Tebaa-yı Osmanîyye’nin lisan-ı resmîsi Türkçe’dir.

MADDE 57: Hey'etlerin müzakeratı lisan-ı Türkî üzere cereyan eder….’

MADDE 68: Heyet-i Mebusân için Türkçe bilmeleri şarttır. Türkçe bilmeyenler

Mebus olamazlar’ değişmez hükümleri,

4. 1921 Anayasasında Türkçe

2: Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Resmi lisanı Türkçedir

5. 1923 ve Anayasa’sında,

‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin RESMİ DİLİ TÜRKÇE’dir,

6. 1924 Anayasasında Türkçe:

Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Resmî dili Türkçedir.

7. 1961 Anayasasında Türkçe:

Madde 3: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Resmi dil Türkçedir.

8. 1982 Anayasasında Türkçe:

Madde 3: ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin RESMİ DİLİNİ TÜRKÇE’dir.

Madde 40. Bütün Eğitim Kurumlarımızda, Eğitim-Öğretim Türkçe yapılacaktır.

Aynı eğitim anlayışı, asırlarca devam etmiş, BAĞIMSIZ TÜRKÇE EĞİTİMİ BÖLÜMLERİ kurulmuş, hem de haftalık ders programlarında Türkçenin ağırlığı, diğer dersler karşısında % 35’lerde seyretmiştir.

ULUSLARARASI ÜLKELERDE RESMÎ/ANADİLİ DERSLERİNİ OKUTACAK ÖĞRETMENLERİN YETİŞTİĞİ BÖLÜMLER

Şimdi konuyu dünya ülkelerinden; Almanya, İngiltere, Amerika’da Ana Dili ve Edebiyatı Eğitimi hakkında yaptığımız incelemelerden örnekler vererek daha da netleştirmek istiyoruz. Bu sahada bazı dünya ülkelerinin ilk-ortaöğretim okulları için ‘ana dili/resmî dil öğretmeni’ yetiştiren Eğitim/Pedegoji Fakülte veya Enstitüler gibi eğitim kurumlarını araştırdık. Orada gördük ki, her ülke, ilk-orta öğretim okullarında kaliteli öğretmen yetiştirmek için mutlaka bağımsız bölümler oluşturmuşlardır.

Demek oluyor ki çağdaş ülkeler; bu fakülte/enstitüler bünyesinde, ‘ana dillerini, hem birinci, hem ikinci, hem yabancı dil olarak öğretmem hem de öğretimin diğer kademelerine de kaliteli öğretmen yetiştirmek için müstakil ‘Ana dili /Resmî Dil Eğitimi Bölümleri Kurarak ciddiyetle, bilimsel ve pedagojik formasyon dersleriyle yaş gruplarına da göz önünde tutarak kaliteli Öğretmen yetiştirmektedirler.

Tüm bağımsız ülkelerde, İlköğretimin birinci kademesinde öğrenim gören çocuklara kendi ana dillerini öğretecek öğretmenlerin yetiştirildiği müstakil bölümler vardır.

Bilindiği gibi AB Anayasalarında, hem kendi ‘Ana dili /Resmî dillerini teminat altına almışlar, hem de Avrupa Parlamentosu’nun kararı ile çok dilliliğe ilişkin dil politikaları üretmişlerdir. Bu cümleden olarak bugün, Almanya, İngiltere ve Fransa’da Öğretmen yetiştiren kurumlara ve özellikle kendi dillerini öğretecek öğretmenlerin yetiştiği bölümlere özel bir değer verildiğini vurgulamak isterim. Almanya’da, 30’dan fazla üniversitede Ana dili /Resmî dillerini hem kendi insanına hem de yabancılara öğretecek Öğretmenleri yetiştiren bağımsız bölümler kurulmuştur. Şimdi bunların linklerini aşağıda liste hâlinde sunmak istiyorum:

1.ALMANYA

Almanya’da eğitim konusunda yetki Federal hükümetten çok eyaletlerin elindedir. Bu nedenle okul yasaları ve kanuni dayanaklar eyaletler arası farklılıklar gösterebilmektedir. Buna rağmen Almanya’nın resmî dili olan Almanca, ülke genelinde ve ilköğretimin her iki kademesinde ve lisede zorunlu olarak öğretilmektedir. Bunun için de üniversitelerin ilgili Fakültelerinde ‘Ana dili / resmî Dil Eğitimi-Öğretimi, Enstitü veya Bölümleri’ oluşturmuşlardır. Haftalık ders sayısı ise eyaletlere, okul yapısı ve sınıfa göre farklılık göstermekte olup 5 ila 7 saat arasında değişmektedir. Diğer hususlar şöyledir:

a.Almanya’daki okulların kanuni dayanakları[1] ve Avrupa Parlamentosu’nun çok dilliliğe ilişkin dil politikaları[2] bu konuda çok hassastır.

b.Almanya’da, 30’un üzerindeki üniversitelerde ‘Ana Dili/Resmî Dil Öğretmeni Yetiştiren Müstakil Bölümler’ [3] bulunmaktadır.

c.Ayrıca Almanya’da ana dilinin yanı sıra birçok üniversitede “Yabancı Dil olarak Almanca” ve “İkinci dil olarak Almanca” bölümleri mevcuttur.

d.Almanya’da ilköğretimde ana dili dersleri uzman öğretmenler tarafından verilmektedir.

e.Almanya’da devlet okullarında öğretmenlik yapabilmek için öğretmen adayları ana dal ve yan dal olmak üzere iki bölümde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamlamak zorundadırlar. Yükseköğretimini başarıyla tamamlayan öğretmen adayları, buna ek olarak, 18 ile 24 ay süren Referendariat veya Vorbereitungsdienst adı verilen bir eğitim - öğretim sürecin geçmektedirler. Bu süreç boyunca stajyer öğretmenler bir yandan okulda kendi branşlarında ders verirlerken, bir yandan da eğitim bilimleri ve öğretmenlik mesleği ile ilgili derslere katılmaktadırlar.

f.Almanya’nın, Duisburg-Essen Üniversitesi Beşeri Bilimler Fakültesi, ‘Turkistik Enstitüsü, TÜRKÇE EĞITIMI-ÖĞRETIMI BÖLÜMܑnde 1995 yılından bu yana, ilk-orta dereceli okullarda öğrenim gören Türk/yabancı öğrenciler için‚ TÜRKÇE ÖĞRETMENI yetiştirilmektedir. Bu Bölüm hakkında genel bilgi, ders icerikleri[4] ve ‘Turkistik Egitim Bilimleri Enstitüsü´ne âit linkler[5]den bu konuda geniş bilgi alınabilir.

g.Buna ek olarak Almanya’da bütün diller için müstakil bir Dil Bilim ve Edebiyat Fakültesi veya Enstitüleri örnek verilebilir. Almanca için de bu fakültede öğretmen yetiştiren Germanistik adı altında ayrı bir bölüm bulunmaktadır. Bunun için Almanya’nın iki ünlü üniversitesinin yapısına bakılabilir. Bunların en tipik örnekleri Heidelberg Üniversitesi[6] ve Bielefeld Üniversitesi[7]dir. Linklere bakılabilir.

2.İNGİLTERE

İngiltere’de İngilizce için müstakil bir İngilizce Fakültesi vardır. Bazı fakültelerde de Dil ve Edebiyat olmak üzere iki ayrı bölüm bulunmaktadır. Burada da ilk-ortaöğretim okulları için müstakil ‘İngilizce eğitimi-Öğretimi Bölümü’ bulunmaktadır. Bu konuda İngiltere’nin iki ünlü üniversitesinden, Oxford Üniversitesi[8] Cambridge Üniversitelerine[9] bakılabilir.

3.AMERİKA

Amerika’da İngilizce için müstakil hem İngilizce Enstitüsü, hem de İngilizce Fakültesi vardır. Bu enstitüde, ilk-ortaokullara İngilizce öğretmeni yetiştirilmektedir. Bu okulların ‘İngilizcenin Eğitimi-Öğretimi Bölümü’nde eğitim modern yöntem ve tekniklerle yapılmaktadır. Bunun için Amerika’nın iki ünlü üniversitesini, Chicago Üniversitesi[10] ve Princeton Üniversitesi[11]ni örnek verebiliriz.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Yukarıdan beri değişik örneklerle Ana Dili Türkçe dersinin önemini ve bağımsız Türkçe Eğitimi Bölümlerinin gerekliliğini kısaca anlatmaya çalıştık.

2017 LGS’de, 40 soruluk Türkçe testinden ortalamanın 17 net olduğu, Matematik ortalamasının 5 net olduğu, Fen Bilimleri ortalamasının 4 net olduğu, Sosyal Bilgiler ortalamasının ise 13 olduğu açıklanmıştır. Önceki yıllarda da durumun bundan çok farklı olmadığı bilinmektedir. Böyle bir tablo karşısında, öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden ele alınıp her branş üzerinde ayrı ayrı çalışmak gerektiğini düşünmek durumundayız.

Her branşı ayrı bir bölüm olarak ele almak yerine birbiriyle pedagojik ilişkisi olmayan branşları bir programda birleştirmenin gerekçelerinin yanlışlığı ortadaadır.

Üniversiteye geldiği zaman da ismini bile doğru yazamayan, dinlediğini anlayamayan, anladığını anlatamayan, söz varlığı son derece sınırlı; 150- 200 kelime ile hayatını devam ettirmeye çalışan, okuma alışkanlığından yoksun, eleştirel düşünmeyen/düşünemeyen bir nesille karşı karşıyayız. Bu programlardan daha başarılı öğretmenlerin yetişmesi için programların müstakil bir bölüm olarak işlevsel bir yapıya kavuşturulması mı, yoksa diğer bölümlerle birleştirilmesi mi gerçekçi olur? Böyle bir durum karşısında Türkçe öğretmeni yetiştiren bölümlerin üzerinde daha dikkatli çalışılması gerekmez mi?

İlk okuma yazma öğretiminin bitişik, eğik yazıyla öğretilmesi projesi maalesef yürütülemedi. Çünkü öğretmenlerimiz bu yazıyı kullanamıyor. Bitişik eğik el yazısını okuyamıyor. Sınıf öğretmenlerinin, Türkçe eğitimi konusunda tamamlayıcı bilgiye sahip olmadıkları için 2005 yılında başlatılan bu uygulamada başarı sağlanamadı. Hâlbuki gelişmiş ülkelerin çoğu, kendi insanına bu yazıyı öğretiyor ve hayatı boyunca kullanmasını sağlıyor. Bizde ise 2009’dan önce mezun olanlara bu yazı öğretilemedi, 2009’dan sonra mezun olanlar ise bu konuda iyi yetiştirilemedi. Sonuçta bu projeden vazgeçildi.

Elbette ki bu problemlerin giderilmesi, ilköğretimin birinci kademesinden itibaren tüm eğitim-öğretim kademeleri için kaliteli Türkçe öğretmeninin yetiştirilmesine bağlıdır. Çünkü bütün derslerdeki akademik başarının temelinde ana dili becerileri vardır. Türk çocuğu, ana dili Türkçeyi bilmeden ne matematik, ne felsefe, ne tarih, ne fen, ne de tıp bilimlerini gerektiği gibi öğrenemez.

Mevzuatımızda, ‘Tüm eğitim-öğretim kurumlarında eğitim Dili Türkçedir’ hükmü yer almaktadır. Öyle ise Türkçenin Eğitimi-Öğretimi Bölümüne bizzat T.C. Yükseköğretim Kurulu önem vermeli ve çocuklarımızı ve gençlerimizi, iyi yetişmiş, donanımlı ve bilinçli öğretmenlerimize teslim etmelidir. Bu öğretmenler, ancak ve ancak Üniversitelerimizin Eğitim Faküllerine bağlı Bağımsız Türkçe Eğitimi-Öğretimi Bölümlerinde yetiştirilebilir. Türkçe ve Türk Edebiyatı Bölümlerinin, Sosyal Bilgiler Bölümü içinde yer alması bu bağlamda asla pedagojik değildir.

Türkçenin Eğitimi-Öğretimi Bölümü’nün 1989’da ilk kurucusu olan bu yaşlı hocanın ahir ömründe isteği Türkçenin ilelebet yaşaması, dünya bilim dili olması, millî ve manevi değerlerimizi, millî mefkûrelerimizi gelecek nesillere taşıyan güçlü ve gelişmiş bir kültür köprüsü hâline gelmesi ve kabul görmesidir. Çünkü Türkçemiz; nebiler, veliler, gönüller ve Cennet dilidir. Buna hizmet etmek, onu daha geliştirmek, yüceltmek hepimizin görevidir.

Bu duygularla Türkçenin müstakil bir Bölüm olarak ilâ-nihâye kalmasını sağlayacak kararların alınmasını, en kısa zamanda tarihe ve geleceğe atfen mükemmel bir lisans programının bilen kişiler tarafından hazırlanmasını tüm camiamız ve tür milleti adına şiddetle arzu ettiğimizi vurgulamak istiyorum.

Türkçenin Eğitimi-Öğretimi Bölümü’nün, Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora programlarının yeniden ihdası için teklifim aşağıda tablo hâlinde verilmiştir. Akıl ve iz’an da bunu emreder.

------------------------------------------------------------

[1] http://www.bpb.de/gesellschaft/kultur/zukunft-bildung/190908/schulgesetze-der-bundeslaender

[2] http://www.europarl.europa.eu/atyourservice/en/displayFtu.html?ftuId=FTU_5.13.6.html

[3]https://www.hochschulkompass.de/studium/suche/search/1/studtyp/3.html?tx_szhrksearch_pi1%5Bfach%5D=GRundschulp%C3%A4dagogik&tx_szhrksearch_pi1%5Bpointer%5D=0&tx_szhrksearch_pi1%5Bresults_at_a_time%5D=100&tx_szhrksearch_pi1[sortfield]=fach_de&tx_szhrksearch_pi1[sort]=a

[4] https://www.uni-due.de/turkistik/

https://www.uni-due.de/turkistik/studiengaenge_neu.php

[5] https://www.uni-due.de/biwi/

https://www.uni-due.de/biwi/paedagogik/

https://www.uni-due.de/allgemeine-didaktik/pruefungsmodalitaeten.php

[6] http://www.uni-heidelberg.de/studium/interesse/faecher/germanistik_ma.html

[7] http://www.uni-bielefeld.de/lili/studium/faecher/germanistik/

[8] http://www.english.ox.ac.uk/home

[9] https://www.english.cam.ac.uk/

[10] https://esl.uchicago.edu/

https://english.uchicago.edu/

[11]https://english.princeton.edu/

Tarih/Yer:

13.11.2017.  (GASPIRALI İSMAİL SALONU). 10.30-10.45