TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI

Hakkında Program Bildiri ÖzetleriSonuç Bildirisi Arama Albüm Destekleyenler İletişim

Bildiriyi Sunan
veyaöncekisonraki

Yrd. Doç. Dr. Fatih BAKIRCI

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü

SİYASET VE TOPLUM İLİŞKİSİNİ YENİDEN İNŞA ETME SÜRECİNDE DİLİN KULLANIMI: YENİ UYGUR TÜRKÇESİ ÖRNEĞİ

8. yüzyıldan itibaren tarih sahnesinde siyasî bakımdan etkin olan Uygur Türkleri, Ötüken Uygur Kağanlığı’nın (744-850) ardından kendilerine “Sarı Uygurlar” da denilen Kansu (Kan-chou) Uygurları 10-11. yüzyıllar arasında ve Koço (Kao-chang, Turfan) Uygurları 13. yüzyılın başına kadar iki farklı hanedanlık hâlinde Uygurların kuvvet merkezi hâline gelmişlerdir. Uzun süren Çingisliler döneminden sonra Çağatay Han’ın on üçüncü kuşaktan, Timür’ün beşinci kuşaktan torunu ve Babur’un dayısı olan Ahmet Alçahan’ın oğlu Said Han (1484-1533) ile birlikte 17. yüzyıla kadar sürecek olan Yarkend Hanlığı veya Kaşgar Hanlığı olarak da bilinen Saidiye Hanlığı (1514-1680) ve Hocalar Dönemi (1696-1762) gibi siyasî yapılanmalar içinde varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Uygur Türkleri, Hocalar Dönemi ve sonrasında yaşadıkları siyasî çalkantılarla birlikte siyaset ve toplum ilişkisini yeniden inşa etmek ve bu ilişkiyi güçlendirmek amacıyla devletin ileri gelenlerinin önderliğinde dönemin hocaları, şair ve yazarları aracılığıyla dili kullanarak çeşitli dil ve kültür politikaları diyebileceğimiz yollar denemişleridir. Sosyo-kültürel açıdan etkin oldukları bölgenin yerel unsurlarını dâhil ettikleri ortak yazı dili olan Doğu Türkçesiyle pek çok edebî, dinî, siyasî eser ve sivil hayat belgeleri vücuda getirmişlerdir. Meydana getirdikleri bu eserlerin her birinde hakim oldukları maddî-manevî ortak kültürel mirası aktararak bulundukları coğrafyalarda zorlu siyasî ve sosyolojik süreçlerden geçen Türk topluluklarının birlik ve beraberliği tesis edilip millî bir şuur oluşturulma amaçlanmıştır. Bu amaçla yazılmış eserler incelendiğinde edebî, dinî-siyasî ve toplumsal olmak üzere üç temel gelenekten yararlanarak dil ve kültür politikası geliştirdikleri görülür: 1. Nevâyî gibi yaşadığı dönemde ve daha sonrasında Türk dünyasında her zaman okunmuş, sevilmiş ve ilgi görmüş bir şahsiyetin eserlerine sığınıldığı görülmektedir. 2. Döneme ve bölgeye hakim olan dinî-siyasî hareketler etrafında pek çok tezkire kaleme alınmıştır. 3. Bu toplumsal bilinci meydana getirebilmek için sadece edebî ve dinî-siyasî gelenekten değil aynı zamanda günlük yaşamlarında çok sıkça karşılaşılan meslekler ve bunların icrasında dikkat edilmesi gereken hususları anlatan birçok müstakil risaleden de istifade ettikleri anlaşılmaktadır.

Bu bildiride, Uygur Türklerinin özellikle 17. yüzyıldan itibaren yaşadıkları karmaşa dolu yıllarda siyaset ve toplum ilişkisini yeniden inşa etmek ve bu ilişkiyi güçlendirmek amacıyla geliştirdikleri dil ve kültür politikaları yukarıda belirttiğimiz üç gelenek etrafında ele alınacaktır.

Anahtar Kelimeler:

Uygur Türkleri, Hocalar Dönemi, dil politikası, siyaset, toplum.

Tarih/Yer:

15.11.2017.  (BAHTİYAR VAHABZADE SALONU) . 11.30-11.45